Neden Bir Su Pınarı Kullanmalısınız?

Buzdolabını açtığınızda dışı buğulanmış pet su şişeleri görmek istemiyorsanız, içtiğiniz suyun sıcaklığını kontrol edebilmek ve hem hijyenik, hem de pratik bir şekilde su içmek istiyorsanız, bir su pınarı kullanmanın zamanı gelmiş demektir. Sanılanın aksine, su pınarları ofislere özgü cihazlar değiller. Evde de rahatlıkla kullanılabiliyorlar, aynı benim yaptığım gibi. Plastik bir pompaya basarak su doldurmaktan sıkıldıysanız ve o plastik pompaların kanserojen maddeler içerdiğini biliyorsanız, sizin de su sebili kullanmanız gerekiyor. Pratik, hijyenik, sağlıklı ve lezzetli: Suyunuz tüm bu özellikleri taşımalı.

Ne yazık ki, piyasadaki su sebillerinin çoğunun üretim kalitesi son derece düşük. Çoğu, maliyeti düşürmek için plastik hazneler ve bölmeler kullanıyor. Bu tarz su sebillerinden uzak durun, zira damacana sulara kıyasla hiçbir faydaları bulunmuyor. Hatta daha sağlıksız oldukları bile söylenebilir, zira plastik bölmeler kısa süre içinde kireç tutup suyun lezzetini değiştiriyor. Yeni su sebili mevzuatına uygun, paslanmaz çelikten imal edilmiş hazne ve bölmelere sahip sebiller tercih etmelisiniz: Uğur Soğutma tarafından üretilen USP 20 D, tüm bu özellikleri taşıyor. 

                                                        
Tek avantajı bu değil elbette, USP 20 D üç musluğa sahip. Bu durum zannettiğinizden daha önemli, zira sıcak ve soğuk su musluklarına ek olarak normal su musluğu bulundurması, hava sıcaklığı uygunsa suyu doğal sıcaklığında içmenizi sağlıyor. Sıcak/soğuk musluklarla oynayarak ideal su sıcaklığını yakalamaya çalışan (ve başaramayan) herkes, bu özelliği takdir edecektir. Soğuk su bölmesi saatte 5 litre, sıcak su bölmesi ise saatte 2 litre su kapasitesine sahip, yani en kalabalık ailelerin (veya ofislerin) bile ihtiyacını rahatlıkla karşılayabiliyor. Suyu 5 dereceye kadar soğutabilen, 85 dereceye kadar da ısıtabilen USP 20 D, tüm standart damacanalar ile uyumlu. Alt kısmında da kapalı bir muhafaza alanı bulunuyor: Benim yaptığım gibi, yedek damacanayı burada depolayabilirsiniz. Yaklaşık bir aydan beri kullandığım USP 20 D, tüm beklentilerini karşıladı ve uygun bir fiyata son derece kaliteli bir su sebili sahibi olmamı sağladı. Gönül rahatlığı ile tavsiye ettiğim bu modeli https://satis.ugur.com.tr/item/usp-20-d/100017 adresinden peşin fiyatına 12 taksitle satın alabilirsiniz. 

                                             

Bir boomads advertorial içeriğidir.

GÜNEŞ YANIĞI

GÜNEŞ YANIĞI
Güneş yanığı, genellikle güneşten gelen ultraviyole ışınlarından dolayı cildin veya derinin tahrip olması durumudur. Ultraviyole ışınlarına çok fazla maruz kalmak deride kızarmalara ve ağrılara neden olarak derinin sertleşmesine ve soyulmasına yol açar.

Belirtileri

Güneş yanığının belirtileri kişiden kişiye, derinin cinsine ve ultraviyole ışınlarına maruz kalma süresine göre değişiklik gösterir. Solgun ve beyaz ciltlerin koyu renkli ciltlere nazaran güneş yanığına uğrama ihtimali daha kuvvetlidir.

Güneş yanığının belirtileri şunlardır:

*kızılımsı ve ağrılı deri yüzeyi (eritem)
*deri normalden fazla sıcaktır ve gergindir
*birkaç gün sonra deri pullanır ve soyulmaya başlar(özellikle ultraviyole ışınlarına maruz kaldıktan 7 gün sonra)

Koyu renkli deri de yeterli miktarda ultraviyole ışınına maruz kalırsa yanabilir. Fakat koyu renkli deri daha fazla melanin pigmenti içerdiği için soluk deriye göre güneş ışığını yanmaya uğramadan daha uzun süre tolere edebilir.

Güneş yanığının belirtileri her zaman aniden ortaya çıkmayabilir. Bu belirtileri genelde güneş ışınlarına maruz kaldıktan 3-5 saat sonra ortaya çıkar ve 12-24 saat arasında en kötü etkiyi gösterirler.

Tedavisi

Güneş yanığı olduysanız ve ağrılarınız çok şiddetli ise ilk önce kesinlikle ağrı kesici ilaç almanız gerekmektedir. Bu geçici olsada sizi rahatlatacaktır. Genellikle güneş yanıklarında acı hissiyle beraber kaşıntıda ortaya çıkmaktadır. Bu durumlarda vücuda antihistaminik hormonu almanız sizin kaşınma hissinizi engelleyecektir. Kaşınmanız derinin deformasyonunda çok etkilidir, çünkü siz güneş yanığı yüzünden kaşıntığınız zaman zaten kabarmış olan ve vücudun iyileşmesi için hazırlamış olduğu üst deri tabakasınıda yok edersiniz. Bu tabakayı kaldırmanında iki önemli sonucu olmaktadır. Birincisi, iyileşmekte olan izler derice kalıcı hasar bırakır. İkincisi ise üst tabakası yok olan derinin mikrop kapma şansı yükselir. Mutlaka güneş yanığı olduğunuz zaman deriyi kaşımamalısınız.

Korunma Yolları

Güneş yanıklarından korunmak için güneş ışınları altında çok fazla vakit harcamamak gerekmektedir. İnsanlar genellikle yaz geldiği zaman kendilerini güneşin altına atarak kışın stressini güneşlenerek ve tenlerinin rengini çikolata kıvamına getirmek için uğraşarak atmaya çalışırlar. Bu gibi durumlarda kesinlikle kendinize bir güneş ışığına çıkma çizelgesi hazırlamanız en mantıklı korunma yoludur. Güneşin altında ilk gün 20 dakika, ikinci gün 40 dakika, üçüncü gün 60 dakika olacağım gibi günler ilerledikçe artan zaman aralıklarına bölmeniz sizi güneş yanıklarından koruyacaktır.

ARI SOKMASI

Arı Alerjisi
Amerika Birleşik Devletleri’nde her yıl 50 kişi böcek sokması sonucu oluşan alerji nedeniyle hayatını kaybediyor. Türkiye’de her 10 yetişkinden birinde de böcek sokması alerjisi bulunuyor. Böceklerin en tehlikeli ve öldürücü olanları ise arılar.Yaz aylarında insanın başına gelebilecek tatsız sürprizlerden biri de arı sokmalarıdır.
Arı sokmasının verdiği rahatsızlık kişiden kişiye değişir. Hayati tehlike oluşturabilen ciddi reaksiyonlar nadiren görülür.

Arı sokmasına karşı alerjiniz var ise en kısa sürede doktora ulaşmak gereklidir. Peki, bu tür bir alerjiniz olup olmadığını nasıl anlarsınız?

Arı Alerjisi Belirtileri Nelerdir?

Özellikle yaz aylarında sık sık arı sokmaları ile karşılaşılabiliyor. Arı sokması sonrasında yaşanan arı alerjisi belirtileri ise alerjinin erken teşhis edilmesi açısından oldukça önem taşıyor. Arı sokmalarında küçük kaşıntılar olabilir. Bunlar genellikle 24 saat içinde kaybolurlar. Bazen de 2 gün içinde ortaya çıkan kızarıklık ve kabartılar olabilir. Bunlar 2 ile 7 gün arasında kaybolur. Arı alerjileri belirtileri ise kendisini ürtiker (kurdeşen), anjiödem (kurdeşenin tehlikeli olanı) ve anaflaksi (aniden fenalaşma) gibi şeklinde gösterebilir. Hatta bu reaksiyonlar ölüme bile yol açabilirler. Arı alerjisi belirtileri hemen olabildiği gibi 1-2 saat sonra da kendini gösterebilir. Boğazda ödem, ses kısıklığı, nefes darlığı, şokla birlikte dolaşım bozuklukları ortaya çıkabilir. Arı alerjisine bağlı ölüm olayları genellikle 50 yaşın üstündeki erkeklerde daha fazladır.

Arı Alerjisi Testi İle Tanı!

Arı alerjisinin tanısında hastanın sorgulanması, deri testleri ve laboratuvar kan testleri önemlidir. Hasta çok iyi sorgulanmalı, geçmişteki arı sokmalarının zamanı, ne gibi özellikler taşıdığı, reaksiyonun nasıl seyrettiği ve beraberinde ne gibi şikayetlerin ortaya çıktığı araştırılmalıdır. Arı alerjisi oluştuktan sonra panik, korku, aşırı sıcak, aşırı egzersiz ve alkol alımı alerjik reaksiyonu çok arttırabilir. Arı zehri ile yapılan deri testleri tanıda yardımcı olur. Deri testleri hastalığın öyküsü ile birlikte değerlendirilmelidir.

Arı Sokmalarında Ortaya Çıkan Alerji Nasıl Tedavi Edilir?

Arı alerjisinin tedavisinde en çok merak edilenlerden biri arının iğnesinin nasıl çıkartılması gerektiği. Eğer arı iğnesini çıkartmak istiyorsanız, zehir kesesi sıkmadan iğneyi çıkartmaya özen göstermelisiniz. Bu nedenle arı sokması sonrası hemen bir sağlık kuruluşuna başvurularak, arı testi ve tedavisi gerçekleştiren hastanelerde uzman yardımı alınmalıdır.

Arı Alerjisinden Korunma Yöntemleri


Arı sokmasından korunmak istiyorsanız koruyucu tedavi çok önemlidir. Şayet bahçede veya tarlada çalışılıyorsa uzun çorap, eldiven ve mutlaka ayakkabı arı sokmasına karşı sizi koruyabilir. Evin çevresinde bulunan arı kovanları kaldırılmalı veya imha edilmelidir. Şekerli ve açık gıdalara yaban arıları gelebileceğinden bunlar kapalı olarak saklanmalıdır. Arı alerjisi olanların parlak ve çiçekli giysileri giymemeleri, parfüm kullanmamaları önerilmektedir. Arı alerjisi olanlar yanında otomatik epinefrin enjektörü (epi-fen) taşınmalıdır. Tehlikeli reaksiyonlarda hemen iğne yapılmalıdır. Arı alerjilerinden korunmak için arı aşısı yapan hastanelerde aşı tedavisi uygulanabilir. Arı alerjisi aşısı mutlaka hastanede uygulanmalıdır.





ADENİT

ADENİTAdenit, lenf düğümlerinin ya da bezlerinin iltihabi hastalığıdır (lenf bezleri ve düğümleri bedeni enfeksiyona karşı koruyan sistem olan lenfatik sistemin parçalarıdır). Lenf düğümleri bedende çeşitli yerlerde bulunsa da en sık boyundakiler, koltuk altındakiler ve kasıktakiler enfekte olmaktadır. Genelde enfeksiyona bir bakteri, virüs ya da allerji neden olmaktadır.

Adenit Neden Olur?

Lenf bezleri, her ne kadar kendi içerisinde savunma hücresi üretse de içine giren mikroorganizmalara kısa sürede müdahale edemez. Bu mikroorganizmalar çoğalır ve etrafına vücut hücrelerini de alarak geniş hacimli bir iltihap dokusu meydana getirir. Oluşan iltihap bezin çeperlerine basınç yapar ve bezi şişirir. Adenit oluşmasına sebep olan mikroorganizmalar 2 guruba ayrılır. Bunlar;

* Verem (tüberküloz) mikrobu nedeniyle oluşan adenit ve

* Verem mikrobu dışındaki organizmaların oluşturduğu adenittir.

Verem mikrobu nedeniyle oluşan adenitte ağrılar yavaş yavaş artar. Beze hacmi 2-3 katına çıktıktan sonra akıntı başlar. Bu iltihap tedavi edilmezse uzun yıllar akıntı devam edebilir. Eskiden halk dilinde bu duruma sıraca adı verilirdi.

Adenit Nasıl Tedavi Edilir?

* İlk aşamada oluşan şişlikle ilgili hastadan bilgi alınır. Şişliği ne zamandır var olduğu, hastanın yakın zamanda bir enfeksiyon hastalığı geçirip geçirmediği vs. öğrenilir.

* Müdahale etmeden önce hastanın genel sağlık durumu da öğrenilmelidir. Çünkü bazı sistemik problemler enfeksiyon nedeniyle tetiklenip hastanın hayatını tehlikeye sokabilir.

* Genel tarama yapıldıktan sonra şişlik olan bölgeden dışarıya doğru bir akış olup olmadığına göre bir tedavi yöntemi seçilir.

* Eğer lenf bezinden dışarıya doğru bir iltihap akışı başlamışsa sorunlu bölgeye sıcak havlu uygulanarak iltihabın boşalması desteklenir. İltihabın büyük kısmı akıtıldıktan sonra antibiyotik tedavisine başlanır.

* Şişlikten dışarıya bir akış yoksa iz kalmayacak şekilde küçük bir kesik atılır ve iltihap boşaltılır. Aynı şekilde iltihabın büyük bölümü akıtıldığında kesilen bölge dikilir ve antibiyotik tedavisi uygulanır.

SAÇ DERİSİ EGZAMASI

SAÇ DERİSİ EGZAMASISaç derisinde çeşitli nedenlerden kaynaklı meydana gelen egzama, kepek oluşumuna neden olan saç derisi hastalıkları arasında yer alır. Deride pul pul dökülme ve kaşıntılı olarak ortaya çıkar ve diğer adıyla seboreik dermotit olarak da bilinir. Saç derisinde egzama belirtileri farklı şekillerde karşımıza çıkar.

Saç Egzamasının Belirtileri

İlk belirtiler kızarıklık ve kaşıntıdır. Devamında aşağıdaki belirtilerden bir kısmı görülebilir:
  • Kepek ve döküntü
  • Yağlanma, kabuklanma
  • Saç derisinde pullanma, pul pul olma
  • Saç dökülmesi
Tedavi edilmediği ve sürekli kaşındığı takdirde ikincil belirtiler söz konusu olabilir:
  • Derinin sertleşmesi ve kalınlaşması
  • Bölgede su toplanması
  • Yaralar oluşması
  • Egzamanın diğer vücut bölgelerine ilerlemesi

Saç Egzamasının Nedenleri

Saç egzamasına yol açan temel sebepler henüz belirsizliğini koruyor. Genetik faktörlerin ve vücudun genel alerjik tepkilerinin etkili olduğu düşünülüyor. Ancak bu belirlenemeyen sebeplerce tetiklenen aşağıdaki maddeler saç egzamasının kaynağı olabilir:
Aşırı Yağlanma
Saç diplerindeki sebase bezlerinden salgılanan sebum adlı yağ, keratin ve epitel birikintisi içeren sıvı aşırı üretilirse saç egzaması tetiklenebilir. Bu sıvı, normalde sorunsuzca saç derisinde varlığını sürdüren Malassaziya adlı mantar miktarında artışa neden olur. Saç egzaması vakalarının birçoğuna bu mantar neden olmaktadır.
Stres
Stres, depresyon ve kaygı bozukluğu gibi ruhsal sıkıntılar, bedenimizin savunma mekanizmalarını harekete geçirir. Saç egzaması da derinin savunma tepkilerinden biri olarak ortaya çıkabilir. Saç egzaması şikâyeti ile doktora gelen hastaların yarısında aşırı stres veya kaygı bozuklukları gibi ruhsal problemler de gözlenmektedir.

Diğer Faktörler
Saç derisinin doğal ortamı ile barışık olmayan uyaranlar da saç egzamasına neden olabilir:
  • Aşırı yağlı veya kuru deri
  • Aşırı terleme
  • İklim değişiklikleri
  • Kimyasal içerikli şampuanlar ve alerjik tepkiye neden olabilecek diğer maddeler
  • Sedef, AIDS, Parkinson, astım gibi hastalıklar

Saç Egzaması Tedavisi

Saç egzamasına iyi gelen tedavi yöntemleri şunlardır:
1) Şampuan ve Kremler
Bazı şampuan ve kremlerin içeriğindeki bileşenler saç egzamasına iyi gelir.
Şampuanlar: Zinc pyrithione (çinko, oksijen, azot ve sülfür bileşiği), salisilik asit, selenyum veya ketokonazol içerikli şampuanlar derideki iltihabı azaltarak saç egzaması belirtilerini hafifletebilir.
Kremler: Kömür katranı (coaltar) ve kortikosteroid içerikli kremler saç diplerine uygulandığında tahriş ve kaşıntıyı azaltacaktır.
Doğal Tedaviler: Zencefil, karakafes otu, çay ağacı bitkilerinin yağları ve zeytinyağı içerikli uygulamalar da saç derisindeki genel sıkıntılara iyi gelebilmektedir.
Vitaminler: Ayrıca saç derisi ve saç telleri H veya B7 adı da verilen biotin vitaminine ihtiyaç duyar. Bu vitamin saç egzaması gibi saç derisi rahatsızlıklarına karşı mücadele eder. Şu besinlerde bol miktarda bulunur:
  • Ekmek mayası, kuruyemiş
  • Yumurta ve ciğer
  • Kurutulmuş zencefil ve kurutulmuş maydanoz
2) Saç ve Saç Derisi Sağlığına Dikkat Etmek
Özellikle temizliğe yönelik saç ve saç derisi bakımı, saç egzaması belirtilerini hafifletecektir:
  • Duman, açık parfüm gibi alerjik reaksiyona neden olma şüphesi uyaran maddelerden uzak durun.
  • Çok sıcak su ile duş almayın. Saç derisini kurutan şampuan kullanmayın.
  • Aşırı terleme sonrasında saç derinizin nefes alması için duş alın.
  • Stres seviyenizi kontrol altında tutun.
Saç egzaması, tedavisi kolay olmasına rağmen tekrar etme olasılığı da yüksek bir hastalıktır. Ayrıca belirtileri itibariyle sedef hastalığı ve diğer deri hastalıkları ile kolayca karıştırılabilir. Bu açılardan bir dermatoloğa görünmek, tedavi kalitesini üst düzeye çıkaracaktır.

PLAJ DİYETİ (South Beach)

PLAJ DİYETİ (South Beach)Neden South Beach?
South Beach, yüksek yağ ve protein ağırlıklı besinleri tavsiye ederek, kalbinizin yıpranmasına neden olan diyetlerden farklı. Çünkü ne düşük karbonhidratlı ne de düşük yağlı bir program. South Beach'de yağların da karbonhidratların da sağlıklı olanlarını seçiyorsunuz. Böylece vücudunuza şekeri yağa daha yavaş çevirmeyi öğretiyorsunuz. Üstelik ihtiyacınız olan tüm gıdaları da alıyorsunuz.
Ne kadar sürüyor?
Yaklaşık 2-6 hafta arasında süren programda ideal kilonuza ulaşacaksınız. Üstelik bu kiloyu korumaya başladığınızda yeni sizle tanışacaksınız. Vücudunuz artık durup dururken tatlı istemeyecek. Ama siz canınız tatlı çektiğinde hangi tatlıdan ne kadar yemeniz gerektiğini öğrenmiş olacaksınız. Diyetin 2 hafta süren ilk bölümünde meyve ve ekmek gibi bazı besinleri mönönüzden çıkarıyorsunuz, ikinci evrede ise bu besinleri yavaş yavaş programa dahil etmeye başlıyorsunuz. 2. evrede şarap, ekmek hatta çikolata bile serbest. İdeal kilonuza ulaşana kadar devam edeceğiniz bu evrenin ardından ömür boyu sürecek üçüncü bölüm geliyor. Artık sağlıklı beslenmeyi biliyorsunuz ve sağlıklı beslenerek de hayattan keyif alıyorsunuz.
Birinci evre: Kiloların çoğu göbekten gidecek. Şu sıralar bir diyete başlamanın tam zamanı. Çünkü tatile çıkmadan 10-gün önce başlayacağınız diyet programları size yardımcı olamaz. Vücudunuzu yorup hırpalayacak, üstelik verdiğiniz tüm kiloları geri almanıza neden olacak bir diyet yerine bir yandan hızla kilo kaybettirecek bir yandan da vücudunuzu yenileyecek bir diyet seçmelisiniz. South Beach diyetinin 2 hafta süren ilk evresi diyetin en sıkı bölümü. Amaç bugüne kadar kötü karbonhidratlar ve kötü yağlar tüketmeye alışan vücudunuzun oluşturduğu insülin direncini kırmak. Böylece tükettiğiniz şekerin yağa dönüştürülmesini yavaşlatmak. Birinci evrede salata ve sebzelerin çoğunu özgürce tüketebilirsiniz. Etlerde de aşağıdaki listeye uyduğu müddetçe her şey serbest. Ancak çikolata gibi şekerli ve ekmek, makarna gibi karbonhidratlı besinler yememelisiniz. South Beach'de porsiyonlarınızın ufacık olması da gerekmiyor, normal ölçülerde yiyebiliyorsunuz. Birinci evrede tatlı dahil 6 öğün hakkınız var. Dolayısıyla acıkmadan kilo vereceksiniz.
Örnek mönüler
Bu mönülerdeki sebzeleri ya da öğünleri aşağıda verdiğimiz listeden yola çıkarak istediğiniz gibi değiştirebilirsiniz. Kahvaltıda salam yediyseniz öğlenleri ton balığı ya da beyaz peynirli salata tercih edin. Diğer günlerde tavuklu ya da biftekli salata yiyebilirsiniz.
Alternatif 1
Kahvaltı
* 1 bardak domates suyu
* 1 yumurta
* 2 dilim salam
* Kafeinsiz kahve veya çay (tatlandırıcı ya da yağsız süt ilave edebilirsiniz)
Ara öğün
* 1 dilim yağsız peynir
Öğle yemeği
* Ton balıklı salata (zeytinyağı limon sos ile)
Akşam yemeği
* Tavuk göğsü ızgara
* Patlıcan-biber ızgara
* Mevsim salatası
Tatlı
* Kakaolu Ricotta tatlısı
Alternatif 2
Kahvaltı
* 1 bardak sebze suyu
* Kuşkonmaz ve mantarla hazırlanmış omlet
* Kafeinsiz kahve veya çay
Ara öğün
* 1 dilim yağsız peynir
Öğle yemeği
* Dereotlu karides salatası (zeytinyağı limon sos ile)
* Tatlandırıcılı jöle
Ara öğün
* 2 hindi rulosu
Akşam yemeği
* Sığır fileto ızgara
* Buharda pişirilmiş brokoli
* Domates ızgara (üzerine karabiber ekleyebilirsiniz)
Tatlı
* Bademli Ricotta tatlısı
Bunları yemeyin!
* Et
* Ciğer
* Kaburga
* Yağlı etler
* Kanat ve but (hindi/tavuk)
* Ördek
Peynir
* Krem peynir
Sebzeler
* Pancar
* Havuç
* Mısır
* Patates
* Yer elması
Meyve
* Elma, şeftali, armut, greyfurt da dahil her çeşit meyve ilk iki hafta boyunca yasak.
Karbonhidratlar
* Ekmek, pilav, makarna, yulaf ve kek gibi tüm nişasta ve karbonhidratlı ürünlerden uzak durun.
Süt ürünleri
* Yoğurt, süt ve dondurma da dahil tüm süt ürünleri yasak.
Programa uygun yemek tarifleri
Hindi ruloları
Malzemeler:

* 4 ince dilim haşlanmış hindi
* 4 yaprak marul
* 4 halka soğan
* Diyet mayonez
* Karabiber
Mayonez sürdüğünüz marul yaprağının üzerine bir dilim hindi koyun. Üzerine soğanı ve karabiberi ekleyip güzelce rulo yapın ve afiyetle yiyin.
Bir porsiyonda: 54 kalori, 10 gram protein, 2 gram karbonhidrat, 1 gram yağ, 0 gram doymuş yağ, 604 miligram sodyum, 17 miligram kolesterol, 1 gram lif var.
Ricotta tatlısı
Malzemeler:
* 110 gram keçi peyniri
* 1/4 çay kaşığı vanilya özü (veya 1/4 çay kaşığı badem özü)
* 1/4 çay kaşığı limon özü
* 1/2 çay kaşığı kakao)
Ricotta'yla (keçi peyniri) hazırlanan bu tatlı; bademli, kakaolu, vanilyalı ya da limonlu da yapılabiliyor:
Peyniri, vanilya özünü ve tatlandırıcıyı bir kapta karıştırın. Karışımı bir süre buzdolabında saklayıp soğuk servis edin. Ricottanızı limonlu, bademli ya da kakaolu hazırlarken karışıma vanilya yerine bunları ilave edin. Kakaolu Ricotta'da 5 parça çikolata damlası kullanabilir, karışımın üzerine kahve serpebilirsiniz.
Bir porsiyonda: 178 kalori, 14 gram protein, 7 gram karbonhidrat, 10 gram yağ, 6 gram doymuş yağ, 155 miligram sodyum, 38 miligram kolesterol, 0 gram lif var.

ALKALİ DİYET

ALKALİ DİYETİSon dönemde oldukça popüler olan alkali su diyeti ve alkali su ile zayıflama yöntemleri oldukça dikkat çekiyor. Alkali suyun insan vücuduna ne gibi faydaları olduğu ve alkali su ile ilgili zayıflama yöntemleri ile ilgili herkesin kafasında soru işaretleri bulunuyor.

Alkali diyet’te sabah kahvaltısı mönüsünde lor ve yeşillikler öne çıkarken öğle yemeğinde tüm çorbalar ve baklagillerin hepsi, diyeti uygulayan kişiye öneriliyor. Akşam yemeğindeyse sınır saat 20.00’yi geçmemek.

Yiyeceklerin asiditesine göre, bir başka ifadeyle ne kadar asitli olduklarına yani pH değerlerine göre seçim yapmayı esas alan alkali diyet’te, taze meyve, sebze ve yumru kökleriyle beslenmeye önem vermek gerekiyor. Alkali asit diyetinde sunulan besin ve gıdalar, bilinenin aksine diyeti uygulayanı, beslenme alışkanlıklarının dışına da çıkarıyor. Şimdide bu diyeti yakından tanıyalım ;

Alkali Gıdalar Hangileridir-Ispanak-Brokoli-Kırmızı ve kara turp-Nane-Isırgan otu,-Çörek otu-Hurma-Hindibağ-Kuşkonmaz-Salatalık-Zeytinyağı-Karbonat-Pazı-Buğday çimi-İşlenmiş doğal tuz

Alkali Diyeti Nasıl Yapılır
Kahvaltı: Günün ilk öğününde tüketebileceğiniz besinler tuzsuz siyah zeytin, tereyağı, üzüm pekmezi ile tahin, sarı ve kırmızı meyveler, 4 yumurtanın beyazı, 2 dilim glütensiz karabuğday ekmeği, salatalık, bitki çaylarıdır. Bu gıdalar kahvaltıda tüketilebilecek alkali türünden besinlerdir.

Öğle: Buhar ya da haşlama yöntemi kullanarak pişirilen sebzeler, ızgara tavuk ve hindi eti, glütensiz makarna, kabuklarıyla haşlanmış patates, baklagiller, çiğ sebze, mevsim salataları, balık çeşitleri öğle yemeğinde tüketilebilir.

Ara Öğün: Yeşil çay ve alkali su ara öğün için tercih edilmelidir.

Akşam: Zeytinyağıyla hazırlanan yemekler, haşlanmış sebzeler, hindi eti, haşlanmış somon balığı tüketilebilecek yiyeceklerdir.

Akşam yemeğinizi 8’i geçmeyecek şekilde tüketme özen göstermelisiniz. Hızlı kilo verdiren diyetalkali diyetini spor ile desteklemeye özen göstermelisiniz. Akşam yemeklerindeyse protein içeren besinler tercih edilmemeye özen gösterilmelidir.

Alkali Su TarifiAlkali su hazırlanırken 2 litre su hazırlanmalıdır. Suyun içerisine 1 tatlı kaşığı kadar İngiliz karbonatı eklenmelidir. İngiliz karbonatı bulamadığınızda normal karbonat da ekleyebilirsiniz. Hazırladığınız alkali suyun içerisine bal ya da limon ekleyerek tatlanmasını sağlayabilirsiniz. Şok diyet programıiçerisinde bulunan alkali su, kilo vermenizde en önemli yardımcınız olacaktır. Karbonat alkali gıdalar arasında bulunur ve vücudun normal pH değerini korumaya yardımcı olur. 

GRİP DİYETİ

GRİP DİYETİMerhaba kış aylarının grip ve hastalık dolu günleri ve bu günleri grip olmadan asla geçirmeyen siz değerli okuyucularım. Sizler için hem gripten kurtaracak hemde formda kalmamızı sağlayacak bir diyet listesinin vakti geldi, sadece 3 gün gibi kısa bir sürede uygulayacağınız diyetimize başlayalım.

1. Gün
Kahvaltı:
  • 1 dilim ekmek
  • 2 parmak kadar peynir
  • 1 domates ve yeşil biber
  • 1 su bardağı havuç suyu
Ara Öğün:
  • 3 adet mandalina
Öğle Yemeği:
  • 1 dilim kepekli ekmek
  • 140 gr dana rosto
  • 3 yemek kaşığı patates püresi
  • Mevsime bağlı yapılabilecek salata
  • Garnitür (Bezelye, Havuç)
Ara Öğün:
  • 3 adet kestane
Akşam Yemeği:
  • 1 dilim ekmek
  • Yağsız domates çorbası
  • Az miktarda zeytinyağı içeren pırasa
  • 5 adet ızgara köfte
  • Mevsime bağlı yapılabilecek salata
Ara Öğün:
  • 1 adet elma

2. Gün
Kahvaltı:
  • 5 dilim kepek ekmeği
  • 1 domates ve mevsime bağlı yapılabilecek salata
  • 1 su bardağı ballı süt
Ara Öğün:
  • 1 fincan limonlu şekersiz çay
  • 4 adet diyet bisküvi
Öğle Yemeği:
  • 1 kase mantar çorbası
  • Kıymalı, prinçli semizotu
  • Mevsime bağlı yapılabilecek salata
  • 1 kase cacık
Ara Öğün:
  • 3 adet diyet galeta
  • Şekersiz kuru kayısı kompostosu
Akşam Yemeği:
  • 1 dilim kepek ekmeği
  • Mercimek çorbası
  • 2 yumurta ile yapılacak menemen
  • Mevsime bağlı yapılabilecek salata
Ara Öğün:
  • 4 adet kepekli bisküvi
  • Şekersiz kuşburnu çayı
  • 2 parmak kadar light peynir

3. Gün
Kahvaltı:
  • 1 dilim kepek ekmeği
  • 2 adet ızgara sosis
  • 1 fincan limonlu şekersiz ıhlamur
  • 1 domates ve mevsime bağlı yapılabilecek salata
Ara Öğün:
  • 2 adet havuç
Öğle Yemeği:
  • 3 dilim ıspanaklı börek
  • 3 adet yağsız biber dolması
  • Mevsime bağlı yapılabilecek salata
  • 1 kase light yoğurt
Ara Öğün:
  • 1 adet greyfurt
  • 1 adet havuç
Akşam Yemeği:
  • Ezogelin çorbası
  • 4 yemek kaşığı içli pilav
  • 1 porsiyon tavuk göğsü
  • Mevsime bağlı yapılabilecek salata
Ara Öğün:
  • 1 adet elma